Sıradan bir işçi sınıfı çocuğu olan kahramanımız, yaşıtları gibi sabah akşam futbol oynar ve aklında tek bir hayal taşır: forvette parlamak, goller atmak, alkış toplamak. Mahalle aralarında top koştururken de, fabrikada mola saatlerinde kurulan maçlarda da, askerdeki sert disiplinin arasında bile fırsat buldukça sahaya çıkar. Ne var ki kaderi sürekli aynı yere çeker. Hangi takımda olursa olsun, biri mutlaka onu kaleye gönderir. İlk başta buna içerler, kendini değersiz hisseder; çünkü herkes gol atanın kahraman olduğunu sanır. Zamanla kalenin yalnızlığını, sorumluluğunu ve oradaki küçük zaferleri keşfeder. Bu film, bir gencin istemeden üstlendiği rol üzerinden hayallerle gerçeklerin çatışmasını sade ama dokunaklı bir dille anlatır.
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın