Günümüz şehir hayatının kalabalığında geçen bu film, birbirine gevşekçe bağlanan hikayelerle aşkın tatlı acısını izliyor. Genç bir müzisyen ilk büyük aşkını tutmaya çalışırken, yılların yorgunluğunu taşıyan bir çift ayrılığın kıyısında geziniyor. Mesajlarla yürüyen bir ilişki, beklenmedik bir karşılaşma ve suskun kaldıkça büyüyen bir kırgınlık, farklı tonlarda aynı duyguyu yankılıyor. Her karakterin küçük anları büyük sonuçlar doğuruyor; kimisi cesaret buluyor, kimisi zamanı kaçırıyor. Yönetmen, sıcak bir mizahla kırık kalplerin arasına ince bir çizgi çekiyor. Renklerin ve müziğin hafif melankolisi, sahneleri gereksiz ağırlıktan kurtarıyor. Diyaloglar sade, ritim dengeli; büyük laflar yok, gerçek hisler var. Final ne tamamen umutlu ne de karanlık, tıpkı hayat gibi. Modern aşkın gölgelerini ve parıltılarını dürüstçe anlatan, izledikten sonra kısa bir iç çekiş bırakan, nazik ama etkili bir anlatı.
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın