Bu film, eski bir mum fabrikasında saklı bir günahın bugünü yakmasına odaklanıyor. Yıllar önce engelli çocuklarını utançla öldüren bir çiftin mirası kabus gibi geri dönüyor. Şimdi kurbanlarını seçip peşine düşen küçük bir çocuk, ihanetle örülmüş bir evliliğin kapısını çalıyor. Bir yanda maddi hırsları ağır basan, kocasını ünlü bir mankenle aldatan bir kadın; diğer yanda saf kalbiyle evliliğini kurtarmaya çalışan bir fotoğrafçı. Sekar adındaki lanet, insanın derisini kavuracak kadar yakın hissediliyor. Fotoğrafçı, asistanı olarak kullandığı karısıyla bir moda çekimi için terk edilmiş mum fabrikasına gider. Duvarlarda kendiliğinden beliren mesajlar, sebepsiz çıkan yangınlar ve vahşice ölümlerle gerilim adım adım tırmanır. Kamera ışıkları titrerken sırlar çözülür, intikam zinciri kapanmaya yaklaşır ve hikaye beklenmedik bir finale sürüklenir. Eleştirel açıdan atmosfer güçlü; fabrika adeta canlı bir karakter. Ses tasarımı gerginliği iyi taşır. Melodram zaman zaman ağır kaçsa da final sürprizi taşları yerine oturtuyor. Yönetmen, ihanetin duygusal çöküşünü doğaüstü korkuyla harmanlamayı başarıyor. Basit ama etkili bir korku draması arayanlara sıcak bir öneri.
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın