İdol olma hayali yüzünden okulda alay edilen Kenji, kendini her geçen gün daha yalnız hisseder. Kimsenin onu gerçekten anlamadığını düşünürken yolu tesadüfen bir kabareyle kesişir. Burası dışarıdan parıltılı görünse de içeride farklı hayatların sessizce birbirine tutunduğu bir sığınak gibidir. Kenji burada ilk kez yargılanmadan nefes alır, sahnenin ışığına yaklaşmanın korkutucu değil, iyileştirici olabileceğini görür. Hikâyenin duygusal omurgasını ise cesur bir doktorla kurduğu bağ güçlendirir. Bu doktor, Kenji’ye sadece tıbbi destek değil, kendi kimliğine saygı duymayı da öğretir. Film, dramatik anları abartmadan, küçük detaylarla ilerliyor. Sonunda Kenji, Ai Haruna adıyla sahneye çıktığında bu sadece bir performans değil, gerçek benliğine varışın ilanı olur.
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın