Annamaria, uzun süredir peşini bırakmayan rahatsızlığı yüzünden birkaç günlüğüne hastaneye yatmak zorunda kalır. Doktor kontrolleri rutin gibi görünse de, içindeki tedirginlik her geçen saat büyür. İki çocuğunu, güvendiği yakın arkadaşları Alessandro ve Artura’ya emanet eder; evin anahtarı onlarda, sorumluluk da. Başta her şey sakin ilerler: yemekler yapılır, ödevler kontrol edilir, çocuklar oyalanır. Ancak hastaneden gelen beklenmedik bir haber, bu geçici düzeni bir anda paramparça eder. Bu noktadan sonra hikâye, küçük bir ailenin değil, herkesin sınandığı bir değişim öyküsüne dönüşür. Alessandro ve Artura, kendilerini hiç hazır olmadıkları kararların ortasında bulurken çocuklar da büyümeyi erken öğrenmek zorunda kalır. Film, dramatik anları abartmadan, gündelik detayların içinden duyguyu yakalayan sade bir dille ilerliyor ve finaline doğru geri dönüşü zor bir kırılmayı sessizce hissettiriyor.
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın