Takip, analog sırlar ve dijital dünya arasında zekice kurgulanmış bir kedi-fare oyunu kuruyor. Tom, yozlaşmış şirketlerle başı derde giren muhbirlere kazançlı anlaşmalar ayarlayan, soğukkanlı bir arabulucu. Onun için her detay planın parçası; randevular, mesajlar, buluşma noktaları adeta saat gibi işler. Film, Tom’un bu kusursuz görünen düzeninin ne kadar kırılgan olabileceğini yavaş yavaş gösterirken gerilimi diri tutuyor. Derken Sarah ortaya çıkıyor: potansiyel müşteri gibi görünse de soruları ve tereddütleri Tom’un titiz pazarlık sürecinde beklenmedik gedikler açıyor. Bir bakış, bir gecikme, yanlış anlaşılan bir işaret bile büyük sonuçlar doğuruyor. İkili, hem birbirini ölçüp tartarken hem de görünmeyen takipçilerden kaçarken, sıradan bir anlaşmanın kısa sürede hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü fark ediyor. Bu hikaye, güvenin bedelini ve kontrol takıntısının insanı nasıl köşeye sıkıştırdığını basit ama etkili bir dille anlatıyor.
Film hakkındaki düşüncelerinizi paylaşın